
Dün gece uykulu gözlerle bir yandan bilgisayarda online oyunumu oynayıp bi yandan TV de zap yaparken , Cnbc-e de başlamakta olan filme takıldım kaldım.
İmdb'ye girip kısa bir araştırma yaptıktan sonra filmin konusunu ilginç buldum .PC yi kapatıp , yatağıma uzandım ve "Gattaca" yı izlemeye başladım. Bu kadar beğeneceğimi inanın bende düşünmemiştim. Hatta senelerce bu filmin varlığından bihaber olduğum için kendi kendime hayıflandım.
Film gelecekte geçiyor. İnsanların daha doğmadan tüm sağlıksız genlerinin ayıklanıp , en iyilerinden seçme genlerle dünyaya getirildikleri bir zamanda.
Kahramanımız "Vincent" ise türünün son örneklerinden. Böylesi bir prosedüre tabi tutulmadan dünyaya geliyor. Doğar doğmaz kendisine biçilen ömür süresi 30 sene , ciddi kalp rahatsızlığı sahibi olma olasılığı %99. İleri derecede miyobu var. Doğuştan tam bir kaybeden
Tüm bunların ötesinde gelecekte bir de tutkusu oluyor. Uzaya çıkmak ve Saturn'e gitmek ....
Genetik olarak doğmadan kusurlarından ayrıştırılmış kardeşinin gölgesinde hep 2 nci planda büyüyor. Kardeşlerin ailelerinden gizlice oynadıkları kıyıdan kim daha uzağa yüzecek cesaret oyununda hep yeniliyor. Kardeşini yarışta geçip boğulmak üzereyken kıyıya taşıdığı günün sonunda hayallerini gerçekleştirmek için evi terkediyor.
İkinci sınıf muamelesi gören ve çakma genetik olarak adlandırılan , sıradan bir insan olarak temizlikçi olmaktan öte bir kariyere sahip olamıyor malesef. Uzay uçuşlarını gerçekleştiren " Gattaca" firmasında temizlik görevlisi olarak çalışırken , bir kusursuzun başına gelen felaket onun hayallerine açılan kapı oluveriyor aniden.
Yaptığı illegal anlaşma ile "Vincent" kendini kaybettirip uzun ve çileli bir hazırlıktan sonra anlaşma yaptığı belden aşağısı felçli , eski bir yüzme şampiyonu , genetik olarak kusursuz kişinin kimliğiyle , yani "Jerome" olarak Gattaca'da çalışan en başarılı uçuş ekibi adaylarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Her seferinde genetik ve yeterlilik kontrollerinden türlü numaralarla geçmeyi başarıyor
Herşey planlandığı üzere yürürken ve hayaline ulaşmak için yalnızca 1 hafta kala "Gattaca" şirketinde işlenen şüpheli bir cinayet herşeyi karıştırıyor. Eski Vincent yeni Jerome amacına ulaşacak mı ? Merak ediyorsanız 97 yapımı başrollerini "Ethan Hawke" , " Uma Thurman" ve "Gore Vidal" in paylaştığı bu filmi mutlaka seyredin.
Filmden bu kadar zevk almamın sebebi aslında sorguladıklarının evrensel ve neredeyse zamanın ötesinde olması.
Sahip olduğu teknoloji sayesinde tanrıcılık oynamaya hevesli insanoğlunun , kader dediğimiz noktada nasıl çuvalladığı , mükemmelliyetçiliğin hayatı renklendirmek yerine bizi nasıl robotik canlılar haline getirdiği gibi... En önemlisi insanlar arasında pozitif veya negatif ayrımcılığın ırk , renk değil genler üzerinden ama birşekilde devam etmesi....
Siz olsanız çocuğunuzun doğmadan sahip olduğunuz genetik ve kalıtımsal arızalardan temizlenmesini ister miydiniz ? Hiç bir zaman şişmanlamayacak , kel olmayacak , ölümcül hastalıklara yakalanmayacak , sağlıklı , güçlü bir çocuk sahibi olacaksınız !!
Eh başbakanımızda en az 3 çocuk doğurun diye buyurduğuna göre , bence herkes en az bir tanesinin böyle olmasını ister. Peki kendi çocuklarınızdan hangisine yatırım yaparsınız ?
Galiba en önemli soru , siz nasıl doğmayı tercih ederdiniz ? Bence kimse böyle bir avantajı gözardı edemez. Peki ya şahsi hasletler. Ruhunuz. Onu kim kusurlarından ayıklayacak ?
Ben bilmkurgu filmlerini severim. Fantastik ve saçmadılar ama temellerini genelde bir gerçeklikten alırlar. Nükleer savaş sonrası darmadağın olmuş bir dünya , herkesin fişlendiği big brother tarzı bir yaşam, ölümcül bir virüsün bilerek dünya nüfusunu azaltmak için yayılması ama kontrolden çıkması gibi gibi gibi.
Bugün kullandığımız cep telefonlarına bakınca , ilk olarak 1966 yılında çekilmiş "Star Trek" türkçe adıyla " Uzay Yolu" dizisinde kullandıkları iletişim araçları aklıma geliyor. Telsizi andıran şeffaf kapaklı minik ve ince aygıtlar. 1966 yılında sanırım cep telefonu denen bir cihaz yoktu.
Işın kılıcı ne zaman icad edilir bilinmez ama tahminim Şaolin rahiplerinin "Jedi" olarak adlandırılmaya başlandığı tarih olabilir.
İnsan denen mucizevi yaratığın daha kusursuz hale gelmeye çalışırken bir takım dengeleri bozması mümkün mü ? Bu sorgu din ve bilim ayrıca etik çatışmalar ve farklı düşüncelere kadar varabilir. Bense filmin tadı damağımda , daha uzatmadan yazıyı burda bitiriyorum .....