22 Aralık, 2006

Asla Asla Deme


Şimdi Türkiye “ Binbir Gece “ diye bir diziyi tartışıyor. Dizinin bu kadar tartışılmasının nedeni aslında çoktan Hollywood tarafından işlenmiş ve bitirilmiş bir konuyu Türk halkının önüne , sinemada değil de daha geniş izleyici kitlesine sahip televizyonlarda ısıtıp tekrar önümüze sunması.

Bilmeyenler için dizinin tartışılan konusu kısaca şöyle. Çocuğu ölümcül bir hastalığa tutulan annenin ,tedavi için hiç kimseden yardım alamaması sonucu çaresizlikten kendisine bir gece karşılığında teklif edilen parayı almak için , 150 bin USD teklif eden işadamıyla yatması.

Aslında benzer bir konu Türkiye’de “Ahlaksız Teklif “ adıyla oynayan ve orjinali “ Indecent Proposal “ olan başrollerini Robert Redford , Woody Harrelson ve Demi Moore ‘un paylaştığı 1993 yapımı filmde işlenmişti. Tabi bu kadar acıklı değildi.

Filmde hayallerini kurdukları evi satın almak amacıyla girdikleri borç yükünün altından kalkamayan yeni evli çiftimiz son şanslarını Vegas’a gidip kumarda kazanmakta bulurlar. Sahip olduklarını da kumar masasında bırakan çiftin son şansı orada tanıştıkları ve kendilerine kadınla beraber geçirilecek 1 gece karşılığında 1 milyon dolar teklif eden bir milyonerdir. Filmin sonunu merak ediyorsanız buyurun alın ve izleyin. Hem 1994 yılında MTV ‘nin en iyi öpüşme ödülüne layık olan sahnesini görmüş olursunuz.

Şimdi bu 2 benzer yapımı karşılaştırdığımda ilk dikkatimi çeken Türkiye’de ahlaksız teklifin aslında ne kadar ucuz olduğu. 1 Milyon dolar nerede 150 bin dolar nerede.Buda sanırım ahlak konusunda ne kadar 2 yüzlü olduğumuzun en iyi kanıtı. Türkiye’de herkesin fiyatı daha ucuz çünkü. Etraf satılık vicdan kaynıyor. Satılık ahlak ise dolu. Kim para verirse onun borusunu öttürmeye hazır toplumun her kesiminden o kadar çok insan varki.

Bence Türkiye’de bu diziyi kadın ve namus odaklı olmaktan çıkartıp yeniden çekmeliler.1 Milyon dolar karşılığında , medya patronuna küfür edecek köşe yazarı iyi bir konu olabilir yada 1 milyon dolar karşılığında parti değiştirmesi teklif edilen bir vekil. Pardon 1 milyon dolar diyorum hala. Hadi şunu makam yada bir koltuk yapalım. Çokta ilginç gelmedi değimli. Alıştık çünkü.

Yada söz konusu kadını çocuğuna tedavi parası bulmaya çalışan çaresiz kadından , ülkemize çalışmak vaadiyle getirilmiş , pasaportuna el konulmuş , erkeklere zorla satılan ve ülkesine dönmek için para biriktiren yabancı uyruklu bir kadın yapalım. Fiyatı ne kadar sizce. 100 dolarmı yoksa 150 bin mi.

Ahlak ve vicdanı Tv'de değil kendi içimizde arayalım

1 yorum:

raupe dedi ki...

Zevkle okudugum yazilarindan birisi daha iste. Sana bu vicdani popüler kültür ürünlerinde arayan sahtekar icselligimiz konusunda katiliyorum. Daha önce Demi Moore'un filminde aklimizda kalan bir temadan esinlenen cok yaratici dizi yapimcilari bunu hala hergün töre cinayetleri yasan yurdum kültürüne uyarlamaya calismislar. Film ne de olsa Amerikan versiyonuydu, onlar dogustan ahlaksiz bir toplumdu zaten, falan filan diye pek "biz" acisindan elestirilmemisti ama haasaa, namuslu bir toplumda (bebeklere bizde hic tecavüz edilmez!!)böyle birsey olabilemez! "Vah yazik, kadin cocugu icin bak nasil gururunu ayaklar altina aliyor, bence iyi yapti" ya da "insan namusu icin yasar, gerekirse ölür"den ileri gidemeyecek bir ikileme düsen dizi takipcisi türü insanima artik birsey diyemiyorum. Bana da bu konuda yorum yaptirdin ya Angelus, alacagin olsun. Elimde örgüm, agzimda sakizim eksik sayende.