Yalnızlık Helvası
Bu yaban ellerde yalnız yalnız sevgili yurt odamda otururken dedim ki kendi kendime, madem ki tüm arkadaşlarım Noel tatili için memleketine gitmiş, ben neden un helvası yapmıyorum. Önceden iki kötü tecrübem vardı bu konuda. Yemek yapmak konusunda ne kadar iyiysem de şu tatlı işini bi türlü kotaramadım gitti. Tatlı hastası olmak demek tatlı pişirme konusunda profesyonel olmak demek değilmiş meğerse. Daha önce birtakım yemek tarifi sitelerinden edindiğim bilgilere dayanarak, Mahmut Tuncer isimli insanlaşmış-düdüğün şarkısını da söyleyerekten unuydu şekeriydi derken iğrenç macun kıvamında birşey elde edip çöpe dökmüşlüğüm vardı. Öyle bir yaratık elde etmiştim ki çöpte geçirdiği birkaç gün sonucunda kolu bacağı çıkmıştı artık, çöp kutusunun kapağını açınca bana 'meraba' bile dedi. Ben bunu şeker adamın lanetine bağlamıştım. Belki de Mahmut Tuncer lanetidir. Neyse bugün de İstanbul'da yaşayan bir arkadaşım annesinden aldığı bilgileri (buradan kendisine sonsuz saygılar) bana msn aracılığıyla aktardı ve sonuç ötekilerden bir adım daha iyi olsa da yine başarısız oldu. Demek ki benden kaynaklanıyor, diyerek bu işten artık vazgeçtiğimi duyuruyorum. Yani ille biri ölecek de öyle yiycez, anlaşıldı (töbe töbe).
Helva melva bahane, bu yalnızlık aslında şahane, bir yandan. Şehrin her tarafına Noel hediyeleri ve bilimum zamazingoları (sıcak şaraplar, pastalar, şekerler vb.) satılan pazarlar açıldı. Bunlardan artık bıktığım için bu sene hiç bulaşmadım, her seferinde Türkiye'dekilere enteresan bişeyler bulurum umuduyla gidip abidik gubidik fuzuli şeyler arasında kayboluyorum. Ne yapayım, arkadaşlar tatil diye yok oluveriyorlar. Şehir ölüyor. Ne partisi kalıyor ne cafesi ne de barı. Cumartesileri tıkış tıkış olan çalıştığım rockbar bile geçen gün tenhaydı. Eh bu şehri yaşatanlar öğrenciler ne de olsa. Yaklaşık 45 bin ögrencisi olan bir üniversiteye sahip bir şehir. Bunun yarısından çoğu Alman olunca ve bunlar da memleketlerine gidince (ve gidenlerin içinde yığınla arkadaşım olunca) böyle sap gibi kaldık. Yalnızlığı şahane yapan şey ise biraz kafa dinleme fırsatı. Sürekli çalan telefonlar, hadi gel yemek yapalım, hadi sinemaya gidelim, hadi müzik yapalım'ların bir süreliğine bitmiş olması ve böylece daha yoğun bir konsantrasyonla üniversiteye dair sorumluluklarımın başına dingin bir kafayla geçebilmem de güzel oldu tabi. Bir de şu helvayı yapabilseydim...

1 yorum:
Yılbaşı ve kurban bayramı burada bir arada. TR da olsan yine farketmezdi inan. Bu arada şimdiden kutlarım hem yılbaşını hemde kurban bayramını
Yorum Gönder