Bir Hatıra

Hatıra dinlemek ve okumak eğer yaşanmışlıklar ilginçse güzel olabilir. Anlatması da, yazması da çok güçtür o sebeple. Raupe 'un başlattığı konudan devamla bire bir şahit olduğum bir hatırayı sizlerle paylaşmak isterim. Hatıranın özeti bir genç erkek nasıl adım adım gay olur. Karakterin gerçek ismi bende kalacağından bundan böyle kendisini Bay X olarak adlandıracağım.
Üniversitenin birinci sınıfının sonlarına doğru , her üniversitelinin yaşadığı , kalabalık arkadaş gurubundan daha küçük bir kafadar guruba ayrılmayı bende yaşadım doğal olarak. Çevremde 3 kişi vardı. Ben , sevgilim , bir başka kız arkadaş ve Bay X. Artık ayrılmaz bir dörtlü olmuştuk ta ki 3 ncü sınıfa kadar.
Bay X kalın kalın kaşları , gözlükleri , atletik yapısı ve orta boyuyla tipik bir anadolu erkeğiydi en başta. Hareketlerinde , ses tonunda , tavırlarında hiç bir olağan dışı bir farklılık bulunmuyordu. Son derece espirili ,kıvırcık bir delikanlı. Derken bir gün otobüste karşıma oturduğunda kaşlarının daha ince olduğunu fark ettim. Günümüzde erkeklerin çoğu zaten kaş aldığından görüntü olarak değil ama hareket olarak yargılamadım hiç.
Suratındaki cilt problemleri için zaten farklı farklı kremler sürmekteydi ama bir zaman sonra suratı daha pürüzsüz görünmeye başladı. Dikkatle baktığımda fondeten sürdüğünü farkettim. Cildindeki problemin onu çok rahatsız ettiğinden dem vurdu ve suratındaki pürüzleri ancak böle kapatabildiğini söyledi. Ben bu davranışıda başka şekillerde yorumlamadım. Herkes iyi görünmek isterdi ve Bay X bu konuda daha ısrarcıydı.
Ancak benim ısrarla göremediğim tablo daha da netleşmeye başladı. Sonraki fiziksel değişimler birbirlerini sırayla takip etmeye başladı. Ellerdeki kılların alınması , giysilerde genelde dar kıyafet tercihleri, kantinde çay içerken bardağı daha feminen şekilde tutmalar. Geçen 3 sene içerisinde hiçbir kız arkadaşının olmaması vb.
Bu değişimler hızlandıkça , huysuz ve asabi biri olmayada başlamıştı. İçinde bastırdığı kişiliği dışarı vuramamak , bu şekilde yargılanmanın onda oluşturduğu psikolojik baskı karakterinin de değişmesine sebebiyet veriyordu. Bu arada dans konusunda çok yetenkli biriydi ve kurduğu gurubuyla beraber ki , o gurupta yine bugün çok ünlü bir ismin sevgilisi yer almaktaydı , underground diye tabir edeceğimiz extreme gece klüplerinde dans etmeye başladı.
Fiziksel ya da cinsiyet konusunda ki geçirdiği evrim değil , bambaşka bir konu yüzünden kavga edip aramız bozuldu. Çevremdeki insanlar ona amiyane tabirler yakıştırıp alay etselerde ben ona o gözle hiç bakmadım. Onu sadece bunlarla yargılamayacak kadar iyi tanıyordum çünkü.
Derken bir sınav çıkışı okul bahçesinde oturup diğer bir sınavı beklerken yanıma geldi ve konuşmaya başladık. Bana bir eşcinsel olduğunu itiraf etti. Bende bunun zaten farkında olduğumu ve sadece onun ağzından duyduğuma sevindiğimi söyledim. Oda kendisini insanlara açarak bunu saklamaktan vazgeçerek ne kadar rahatladığını anlattı. Sırtında taşıdığı bir yükü atmıştı artık.
Okuldan sonra hiç görüşmedik. Onun hakkında hayatını halen çok normal bir biçimde devam ettirdiğini ve mesleğinde de ( avukatlık ) çok başarılı olduğunu duydum ve buna sevindim.

6 yorum:
sayın Angelus, yazılarını zevkle okuyorum bu yazında hoşuma gitti.yani aslında itiraf edeyim hoş insanı sıkmayan yazıların var sanırım muhabbetin de böyledir.bu beni değil çevrendekileri ilgilendiriyor kusura bakma haddimi aştım sanırım.neyse bu yazıyla ilgili olarak şu dikkatimi çekti : extreme ve undergraund gibi yabancı sözcüklere neden yazılarında yer veriyorsun sana yakıştıramadım.senin gibi günümüzdeki tikky gençliğini eleştiren birine hiç yakıştıramadım açıkçası.diğer yazılarında bunları da gözönüne alarak yazarsan ben ve benim gibi okuyucularını mutlu etmiş olursun.saygılarımla.
Haddini aşma meselesinde estağfurullah diyorum.Sadece bir tahmin yürütmüşsünüz.
Aslında mümkün mertebe yabancı terimler kullanmamaya çalışıyorum. Bazı durumlarda ise yabancı menşeyli kelimelerin türkçe karşılığını yazarak anlam kaybına uğrayabileceğine düşündüğüm zamanlarda kullanmaktan çekinmiyorum.Bırakın o kadar da olsun.Ah hatta şimdi aklıma harika bir yazı konusu getirdiniz. Teşekkürler
'tikky gençliğini eleştiren birine hiç yakıştıramadım açıkçasi' derken kullandigin 'tikky' sözcügüne dikkatini cekerim, sayin anonim kisilik. Angelus'un söylemek istedigi de buydu.
aferin raupe demek dikkatini çekti.oradaki ana temayı yakaladın seni tebrik eder başarılarının devamını dilerim saygılarımla
görevimiz, ne demek:))
tatlı atışmalar;)
Yorum Gönder