UTANIN!!!!
Bu blogda sadece biz yazıyoruz, evet, resmen biz! Yani Angelus ve Raupe (Clumsy bir kere yazdı diye hiç havalara girmesin! Angelus'un abisi de!). Bizim de işimiz gücümüz var. Biz ne en karizmatiklerden Dostoyevski, ne de en eziklerden Bukowski'yiz, yani öyle "ben yazamam, yeteneğim yok" falan, bahane değil. 9 saat hiç durmadan ayakta çalışıp evime gelmişim, yorgunluktan ölüyorum ama en azından arkadaşımın hatırına bir göz atıyorum bloga, üstüne üstlük bir de bunları yazıyorum yani.
İnsanın iç dünyasını yansıtması için ille de Roland Barthes okuması ve dilbilim profesörü olması gerekmiyor, "de", "da" ve "ki" gibi bağlaçları, ha bir de soru eklerini ayrı yazmak konusunda biraz özen göstermek yeterli. O kadar. Madem yazar olmuşsunuz, yazacaksınız birşeyler. Yok yazmayacaksanız gidin, yazar olmayın, blogun ruhunu çürütmeyin. Verin istifanızı.
İnsanın sabrı bir yere kadar, kardeşim. Bu zamana kadar kibar olduk. Külahları değişmenin zamanı geldi. Tabi şu anda bu sözler kimlere gidiyor, be hey, be hey, acaba okuyolar mı bunları, hiç haberleri oluyor mu şu an sitem etmemden, orası bile belli değil.
Arkadaş o kadar yapmış, fıstık yeşili renk filan seçmiş, her hafta değişik fotoğraflar koymakta, yaşadıklarını, düşüncelerini bizlerle paylaşmakta (ben de bunu elimden geldiğince yapıyorum) ama bırakın bir ufacık paragrafçık yazıyı, bir yorum dahi yok. Kısacası ayıp. İnsan başçavuşun eşşeği gaz çıkarsa yine tepki gösterir, bir "çüş!" falan der.
Sonuç olarak: Utanın!


0 yorum:
Yorum Gönder