Cumhurbaşkanlığı Seçimi

Türkiye Mayıstaki Cumhurbaşkanlığı seçimine kilitlenmiş durumda. Başbakanımız aday olacakmı yoksa başka bir siyasiyimi aday gösterecek diye herkes merak ediyor. Ben etmiyorum. Siyasette Başbakanlığa ulaşmış birisi için siyasi mesaisinde artık atılacak son adım Cumhurbaşkanlığı. 7 senede bir gelen bu fırsatı Özal ve Demirel nasıl kaçırmadıysa başbakanında kaçıracağını sanmıyorum.
Cumhurbaşkanı kağıt üzerinde yürütmenin başındaki kişidir. Yetkileri sembolik ve kısıtlıdır. Liberal demokraside Cumburbaşkanı vatanın birliği ve bütünlüğünü temsil eder. Başbakanı benimsersiniz yada tam tersine antipati duyarsınız. Siyasi bir kişiliktir. Cumhurbaşkanı ise herkesin Cumhurbaşkanıdır. Siyaset üzeridir.
Bugün hala var olan sembolik monarşilerde kral yada kraliçe neyse Cumhurbaşkanı odur. İspanya , İngiltere örneğinde olduğu gibi. Meclisin yaptığı yasaları veto edebilir. Ancak meclis hiç değiştirmeden aynı kanunu geri göndermesi durumunda onaylamak durumundadır.
Erkler ayrılığında yasamayı denetlemek görevi Anayasa Mahkemesine aittir. Yapılan yasaları anayasaya aykırı olması durumunda iptal edebilir. Yürütmeyide gen soru vb. önergelerle yasama denetler.Erkler ayrılığı prensibi oluşturulurken siyasi partiler o dönemde var olmadığı için hesaba katılmamıştır.
Meclisin 2/3 ünün üzerinde sandalye sayısına sahip bir hükümet zaten yürütmedir. Yasamanın büyük kısmına sahip olduğu için güvensizlik sorunu yoktur. Gerektiğinde Anayasayı değiştirecek çoğunluğu da sahiptir. Peki denetleme nasıl olacaktır.
O nispette olmasada meclisin çoğunluğuna sahip günümüz iktidarına da çıkarttıkları yasalar karşısında oluşan refleksel tepkileri ana muhalefet partisinden ziyade şimdiki Cumhurbaşkanımız A.N. Sezer göstermiş ve adeta tek başına kamu vicdanının sözcüsü olmuştur. Bu sebepledir ki mütevazi ve sakin kişiliğinin yanısıra toplum nazarında çok sevilmektedir. Şimdi ise mevcut hükümetin başındaki kişinin cumhurbaşkanı olması ihtimali karşısında bu dengenin bozulacağı endişesi dile getirilmektedir.
Rahmetli cumhurbaşkanımız Turgut Özal'da benzer bir meclis tablosu içerisinde bu makama seçildiğinde ise böylesi kaygılar bu kadar dillendirilmemişti. Eski ile şimdi arasında var olan fark ise mevcut hükümetin 5 senelik iktidarından sonra dahi halen toplum nazarında laik ve demokratik Türkiye hususunda güven oluşturamamış olması ve takkiye yapıyor iddiasıdır.
Bir başka iddia ise var olan meclis tablosunun siyasi temsili tam yansıtmadığı bu sebeple seçilecek Cumhurbaşkanının da yukarıda bahsettiğim herkesin Cumhurbaşkanı olma niteliğinden uzak kalacağıdır. Bu sebeple önce genel seçimlerin erkene alınması ve yeni meclisin seçmesi istenmiş ancak kabul görmeyince ortak bir irade ile meclis dışından ve tüm toplumca benimsenecek bir aday bulunması gerekliliği söylenmeye başlanmıştır. Nihayetinde bunun başarılı bir örneği olarak son cumhurbaşkanımız ortadadır.
Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi düşüncesi ise başkanlık sistemine geçişin ön provası olarak algılanmakta ve başkanlık sisteminin Türkiye'de başkancılığa dönüşeceği fikrinin yarattığı endişe ile pek ilgi görmemektedir.Halk tarafından seçilmiş bir cumhurbaşkanını nasıl sembolik yetkilerle sınırlandırabileceğiniz ise başka bir sorudur. Fransa benzeri yarı başkanlık sistemi gibi önergelerde gündemdedir ancak şu anda bunu tartışmanın bir anlamı yoktur.
Bu meclisi mevcut seçim sistemi ile biz seçtik. Şimdi bu siyasi gerçeği yansıtmıyor diye kendini paralamak bana göre abesle iştigal. Oyunu kuralına göre oynamak gerekiyor. Geçmiş olsun. Diğer siyasi partileri cezalandırarak meclis dışında bırakan halk o zaman kendisi ile ne kadar övündüyse şimdide yaptığının arkasında durmak ve meclis iradesine güvenmek zorundadır. Demokrasi böyle birşeydir işte. Boşuna W. Churchill "demokrasi kötü bir yönetim biçimidir , ama malesef elimizde şu anda ondan iyisi yok" dememiştir.
Benim Cumhurbaşkanı adayım Fatih Terim. Birincisi karizmatik. İkincisi nasıl soyunma odasında futbolcuları gaza getirip avrupa takımlarını dize getiriyorsa aynı gazı Türk halkına verip bizi Avrupa Birliğine sokabilir. Hatta 4-4-2 taktiği ile bizi sokamayacağı hiçbir ittifak kalmaz. İtalyanca biliyor. 2 Çocuk babası. Küme düşürülen Juventus'u Türkiye süper ligine transfer edebilir. Bayrak ve forsun yanında iyi fotoğraf verir. Madem Cumhurbaşkanı sembolik bir görevi yerine getiriyor daha iyi bir aday düşünemiyorum bile.

1 yorum:
cumhurbaşkanlığı seçimi neden bu kadar önemli anlayamıyorum? ne zamandan beri Çankaya, çok seçkin, çok laik, çok demokratik bir yeri temsil ediyor? kenan evren mi?( kenan avren konusunda, astı, kesti, beslemedi, 17 yaşındaki çocuğu astı, onbinlerce insanı işkenceden geçirdi ki yakınmda hala sağlık sorunları yaşayanlar var bu yüzden )turgut özal mı? ( zengini severim diye kendini yırtan, stamadık yer bırakmayan bir enteresan adam ), süleymen demirel mi? ( bana sağcılar suç işliyor dedirtemezsiniz diyen biri ) vs... böylegider daha bu liste. ne zman yüksek bir makam oldu burası kaplayanlarına bakılırsa? angelus doğru söylüyor. fatih terim olsun, fatih terim deniz baykal ya da recep tayyip ne fark eder ki?
Yorum Gönder