Kafama Kafama
Türkiye'deki koşturmacalarım, oradan oraya yolculuklarım, kısıtlı bir zaman diliminde herkesle görüşebilme telaşım, sonrasında Almanya'ya dönüşüm, burada oluşumu sakin bir kafayla algılamak isterken ve kimseyle görüşmek istemezken insanların akın akın bana gelişi, mecburi gezmeler tozmalar, ben yokken ev arkadaşımın binanın içinde saldırıya uğradığını öğrenişim ve saldırganın tekrar bizi ziyarete gelme ihtimalinin yarattığı stres vb. derken bir ara evde olabildiğim vakit bloga girdiğimde bir de ne göreyim? Angelus'un sitemleri. Direkt gözümde canlandı tabi, kafama odunlar atıyordu hayalimde. Bir tanesi çotaaankkk! diye alnıma isabet etti ve ona da hak verdim, hem benim nelerle uğraştığımı bilemezdi hem de blogu ıssız kalmış, tek başına yazılar yazmaktan sıkılmış. Derken bir odunu da ense köküme yiyince oturup bu yazıyı yazmaya başladım. Eh be Clumsy, sen de bi katkıda bulunmamışsın yani, teessüf ederim.
Blogda yazarlar kısmında adımın hala varolduğunu görünce rahatladım. Umarım kovulmamışızdır ve isimlerimiz Angelus silmeyi unuttuğu için orada değildir. Aksi halde bir de yüzsüz durumuna düşücem.
Angelus, Almanya sendromumu senin blogun sayesinde biraz olsun hafif geçirmeye çalışıcam, iznin olursa. Yani, yazmaya bağlayıp bir bakıma blogunu psikolojik rahatlama amacıyla kullanıcam. Yok eğer o meşhur ayyyyhhh! efektinle beni buralardan kovalamazsan...

1 yorum:
Heyyyt bir geldin pir geldin yani. Pir ne yahu.Bilmiyorum ama pirsin işte. Ben ayyyhhhhhhhh efektimi senin iyi kafanla bana durmaksızın hiç dinlemediğim türde mp3 ler gönderdiğinde yaparım. Zinhar senin yazıların karşısında yapmam yapamam. Zevkle okurum üstüne birde yorum yaparım.Kadayıfın üzerine kaymak misali. Yada kurufasulyenin pilava yaptığı baskı gibi.
Yorum Gönder