Lale Devri

Lale devri diyince aklınıza ne geliyor diye sokaktaki insanlara sorsanız ilk verecekleri muhtemel cevap Sibel Can'ın meşhur ettiği Sezen Aksu şarkısı olacaktır. Kendimi bir an Mehmet Ali Birand gibi hissettim. " Sokaktaki insan ne düşünüyor kuzum" diye bol ııı eee li aksak konuşma biçimini taklit ettim burada. Nede olsa babaanne tarafımda Birand sülalesinden (Çerkezlerde bir sülale)
Oysa lale devri hepinizin tarih derslerinden hatırlayacağınız üzere Osmanlı İmparatorluğunda 1718 - 1730 yılları arasında yaşanmış zevk ve sefa devri olarak bilinen bir dönem. Pasarofça anlaşması ile başlamış ve Patrona Halil isyanı ile sona ermiş , Avrupa ile savaşılmamış ve Devlet-i Ali Osmaniye'ye bir çok yeniliğin getirildiği bu döneme ismini veren İstanbul'da yetiştirilen lale çiçekleri. Avrupa'ya hediye olarak gönderilen lale büyük sükse yapmış ve Hollanda en büyük üreticisi olmuştur.
Matbaanın getirildiği , Yalovada kağıt fabrikasının kurulduğu , itfaiye bölüğünün teşkil edildiği , sanatta gelişmelerin yaşandığı Lale devri , halk yoksulluk içerisindeyken saray ve çevresinin yaşadığı şahşahalı hayat ve eğlencenin yarattığı huzursuzluğun isyana dönüşmesi ile sona ermiştir. Patrona Halil ve yandaşları ayaklanarak devrin sadrazamı Nevşehirli Damat İbrahim Paşayı idam etmiş ve padişah III. Ahmet'i tahttan indirmiştir.
Baharın gelişi ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi şehrin her tarafına Lale ekti. Özellikle Sultanahmet ve çevresine giderseniz rengarenk Lalelerin yeşil çimen üzerinde yarattığı kontrastla gözlerinize bir ziyafet çekebilirsiniz. En güzel lale kimin diye yarışmalar düzenlemekte. Halka yetiştirmeleri için lale soğanları dağıtılmakta. Geçen sene başlayan bu moda o dönemde yüklüce bir meblağın belediye tarafından bu işe ayrılması yüzünden tartışma yaratmıştı.
Lale motifi özellikle o devirde Osmanlı mimari ve resim sanatlarında ön plana çıktığı için bugünkü görüntü bir çağrışım yaratmakta insanların kafasında. Tabi kendilerini muhafazakar - demokrat diye tanımlayan bir siyasi görüşün hakim olduğu belediye yönetiminden böylesi bir icraat beklenmeyecek bir şey değil. Nede olsa Lale devirlerini yaşıyorlar şu anda. Tek başlarına iktidarlar , genel başkanları Cumhurbaşkanı olabilir. Bana ne siyasetten yahu. Ben lalelerin sergilediği bu görüntüden memnunum.
Lale motifi bir yerde daha enteresan bir hikayeye sahip. Mimar Sinan'ın ustalık eserim dediği Edirne'de ki Selimiye Camii'nde. Ziyaret ederseniz eğer müzezzin mahfili sütunlarından birinin üzerinde bulunan ters lale motifini görürsünüz.
Rivayet odur ki Caminin üzerinde bulunduğu arazideki tamda caminin merkezine rast gelen kısımda bir lale bahçesi sahibi yaşlı kadın hakkını satmamak konusundaki ısrar eder. Kadının rızası alınmadan inşaata başlanmaz. Rızası alındıktan sonra inşa edilen camide kadının bu inatçılığını sembolize eden bir ters lale motifi konulur.
Dünyayı dize getiren Osmanlı bir yaşlı kadının inadı karşısında kul hakkına verdiği değere binayen durmuş ve rızası olmaksızın bir adım dahi atmamıştır. Bu güç ve mütavaziliğin yanyanalığının sembolüdür lale.
Günümüz geyik ve arkadaş ortamında malesef birisine lale diye hitap ettiğinizde yukarıdaki anlamların hiçbirisi ortaya çıkmıyor. Aksine bir küfür bir hakaret olarak algılanıyor. İşte buda güzel dilimizin zaman içerisinde geçirdiği devrimin bug ları (hataları).
Ayrıca sarı ve kırmızı bir çiçeğin üzerinde bu kadarmı güzel durur. Ali Samiyen ve arkadaşlarının tercihini şimdi daha iyi anlıyorum. Avrupayı fetheden yine Sarı Kırmızı :)

2 yorum:
ya bisey sorcam, o fotograftaki laleler gercek mi? hani bi geyik vardi, o cinilerdeki osmanli lalelerinin nesli tükendi filan diye, ondan merak ettim...
O fotoğraftaki laleler gerçek sevgili Raupe.Şu en son çektiğim makarayı da bir tab ettireyim çektiğim lale fotoğraflarını da yollarım sana. Neslin tükenmesi konusunda bir bilgim yok ancak bu lale soğanlarının ithal olduğunu duydum. Yazımdada belirttiğim gibi şu anda dünyada en büyük lale üreticisi Hollanda.
Yorum Gönder