Meslekler ve Değişim

Bazı meslekler yavaş yavaş tarihteki yerlerini alıyorlar. Bundan payını en çok alanda zanaatkarlar tabi. Şimdi eşyalar hazır kalıplarla insan eli değmeden seri biçimde ve çok miktarda üretilip çok daha ucuza mal olduklarından küçük esnaf gitgide kayboluyor. Rekabet şansları kalmıyor. Kalan az sayıda olanını ayakta tutanda alışkanlıklarından vazgeçmeyen küçük bir tüketici kitlesi.
Çevremde o kadar çok örneği varki bunun. En başta babam. 11 yaşında çırak olarak başladığı oto tamirciliği mesleğini 50 li küsürlü yaşlarında kendi isteği ile tamamladı. Yorulmuştu çünkü ve işin eski tadı kalmamıştı.Kendini çok haklı olarak emekli etti.
Arabada bir tur atarak motordan ve yürüyen aksamdan gelen seslere göre tanı koyma zamanı geçmişti. Bu işe devam etmek isteyen bir markanın yetkili servisi olmalı ve gerekli teknolojik ekipmanla dükkanını donatmalıydı. Elektronik ortamda cihaz arabanın arızasını size söylemeliydi.Dost işi çıkma temiz parçalardan kullanma yada bozuğu tamir etme zamanıda geçmişti. Kullan at devri gelmişti. Yeni dönem bunu gerektiriyordu.
Bir başka örnek ise çok yakın arkadaşımın işleri için geçerli. Babasından devraldığı imalathanesinde el emeği göz nuru erkek ayakkabıları üretiyor. Giydiğiniz zaman ayağınıza çorap gibi oturan yumuşak deri üzerine uzman bir işletme. Oldukça da eski bir müessese. Eğitimini aldığı işletmeci mantığınıda kullanarak aldığı bayrağı daha ilerilere taşımak için çabalıyor ama işi çok zor.
Bu ekonomik şartlarda insanların bir sezon giyip attıkları kalitesiz ayakkabılar yerine daha sağlıklı ve kaliteli ayakkabılar almalarını sağlamak kolay değil. Sonra ayakkabıların en iyi bakımının bir kaç çift ayakkabı sahibi olup bunların değiştirilerek giyilmesi ve ancak böyle ayakkabı ömürünün uzayacağı fikrini benimsetmekte zor. Ekonomik şartlar dolayısı ile kalite ve sağlıktan evvel insanların ilk kıstası ayakkabı alırken ucuz olması. Ama ingilizlerin bir sözü akıldan çıkmamalı ; " Ucuz alacak kadar zengin değilim".
Aklıma şu anda gelmeyen daha birçok meslek gurubu var böyle kaybolmaya yüz tutmuş. Bunun yanı sıra teknoloji ve değişen hayat şartları götürdüğü kadar olmasada yeni meslek alanları ve gurupları çıkartmakta. Bu yadsınamaz değişime ayak uyduranlar ayakta kalacak olanlar. Yanlız sorun şu ki yeni alan eskisinden daha dar.
Mesela daha düne kadar bilgisayar denilen cihaz hayatımıza bu kadar girmemişti. Hele hele internet. Şimdi günlük işlerimizin arasında bilgisayarımızı açmak her zaman kontrol ettiğimiz sitelere bir göz atmak var. Olmadığı zaman kendimizi garip hissediyoruz. Bilişim teknolojileri uzmanları , webmasterlar , bilgi işlem elemanlığı gibi bilgisayarla ilintili birçok yeni meslek gurubu oluştu.
Gelişen iletişimde yepyeni birçok mesleğin doğumna neden oldu. Ha keza şirketlerin müşteri memnuniyeti tabanlı çalışmaları ürünleri ve hizmetleri için destek birimleri açmalarına neden oldu. Call Center yani çağrı merkezleri bunun en iyi örneği. Gsm operatörleride hatırı sayılır sayıda personel istihdam etmekte. Borsa, yatırım şirketleriyle ortaya çıkan brokerlar, portföy yöneticileri ,vs. vs.
Tüm bu gelişmeler arasında en komik olanı var olan mesleklerinde daha trend isimlerle anılmaya başlaması. Seri ilanlar sayfasına baktığınızda iş ilanları bölümüne şöyle bir göz gezdirin anlayacaksınız. Bildiğimiz tezgahtar yada pazarlamacı "Satış danışmanı" oldu. Yine bildiğimiz sekreterlik mesleği yapanlar artık "yönetici asistanı" olarak anılıyorlar. Muhasebeci dediğimiz insanlara ise "Finansman uzmanı" diyoruz.
Bana sorduklarında bende bundan böyle "Blogger" diyeceğim. Diğer hepsinden sadece isim olarakta olsa daha havalı çünkü. Voouuww.
Meslekler değişsede hatta var olanların isimleri daha havalı biçime bürünse de değişmeyen en önemli şey meslek ahlakı. Her ne işi yapıyorsanız yapın kendinizin uğramayı istemeyeceğiniz bir muameleyi yapmayın veya kullanmayacağınız bir metayı satmayın. Bu kaybolursa esas o zaman yandık demektir. Dürüstlük sizi belki çok zengin yapmaz ama rahat uyumanızı sağlar.

0 yorum:
Yorum Gönder