02 Mayıs, 2007

EGO ( Erken Gelen Oturur )


Kendi yaşam dairemizin dışında başka milyonlarca hayatlar var etrafımızda. Her nerede beraber zaman geçirsekte , 4 duvar arasına çekinildiğinde ve kendi kozalarımıza döndüğümüzde bunun daha bir farkına varıyoruz. Az evvel karşılaşıp , selam verip , kısa kapı önü muhabbeti yaptığımız yan komşumuz aynı güler yüzlülüğü ve sohbeti evindekilerle paylaşıyormu acaba? Sanmam.

Herkesin bir hikayesi var ve yine hepimiz bu hikayeleri eşsiz benzersiz zannediyoruz. Nanik. Aslında aktörleri ne kadar farklı da olsa hikayeler o kadar benziyorki birbirine şaşarsınız. Sebebi insan olmak. İnsani duyguların mekan ve hatta kültür farkı gözetmeksizin aynılığından kaynaklanıyor. Ben bunu bizzat kendim gördüm ve yaşadım.

Birbirimize bu kadar benziyorsak eğer peki neden bu kadar çok yargılıyoruz birbirimizi. Empati kurmak yerine neden kendi görüşümüzün üstünlüğü ve haklılığını karşımızdakine empoze etmek istiyoruz ? Egolarımız bu kadar kuvvetli mi ? Malesef evet. Bu uğurda doğada nadir gözüken bir huya bile sahibiz. Kendi cinsimizi öldürmek gibi.

Kendimizi bu kadar çok önemsemekten vazgeçebilirsek bazı şeyler düzelebilir. Devamlı ben diyen baskın egomuzu dinginleyebilirsek bu mümkün olabilir. Dünya bizim etrafımızda dönmüyor. Biz üzerinde onunla beraber dönüyoruz ve birşey olursa hepimiz birden yok olur gideriz.

Söylediğim şey muasır medeniyetler ötesine geçmek gibi birşey. Eğer bilim kurguya ilgi duyanlarınız varsa Startrek "Uzay Yolu" gibi birçok dizi ve filmde bu hususun işlendiğini hatırlayacaktır.Karşılaşılan maddenin ötesine geçmiş bir medeniyet vahşiliği için insanoğlunu yok etmekle sonuçlanabilecek bir imtihana tabi tutar ve her seferinde fedakarlık serbest kalmalarını sağlar.

Fazla ışığın olmadığı bir yerde , açık havada gökyüzünü seyredin bir yaz gecesi. Şöyle uzanın toprağa ve samanyoluna bakın. Kendinizin o sonsuzlukta nasıl bir yer kapladığını bir düşünün. Sonra gözlerinizi kapayın ve seslerini duymaya çalışın yıldızların. Kainatla bütünleştiğinizi hissedin. Korku ve huzur arasındaki gelgitleri yaşayın.

Yaşadığımız hayatın hakkını vermek lazım. Dolu dolu hemde. Son zamanlarda favori bir deyim var. Adam gibi adam. Ben bunu değiştiriyorum. İnsan gibi insan. Olabilirsek ne ala

0 yorum: