17 Mayıs, 2007

Konuşmak - Susmak


Bu yazıda Ali Kırca pozisyonundayım ama merak etmeyin tokatlamak gibi bir adetim yoktur. Anlayan anlamayana anlatsın. Kameralı cep telefonumı o ? Kapa çocuğum , gıcık etme beni !

Oradan hep bilmemkimler konuştu Ali Bey birazda bize müsade edin diye haykırmayın boşuna. Hem "Uzuuunnn olurrr gemilerriiinn direğiiiii". Türkü söylerim, saçlarım gri-beyaz ve halen karizmayım. Buyrun Angelus söz sizde. Mikrofon elden ele gitsin.

Konuşmak - susmak sağlıklı iletişim kurmanın en önemli faktörleri. Ama nedense herkes konuşmayı biliyorda susmayı bilmiyor yada işine gelmiyor. Sebebi açık, kimse bir diğerini dinleme niyetinde değil. Azmış , bendini aşıp enginlere sığmayıpta taşmış ve ben diyen egolarımız bize üfürdükçe üfürüyor , konuş konuş diye.

Cümle alem dinlemeden konuşucaksa ve herşeyi kıçından anlamaya bu kadar can atarken sağlıklı iletişime ne olacak. Kim takar sağlıklı iletişimi

Oysa ;

Susmak. Konuşmanın karşısında altın olan değer. Susmak. Adamı deli edercesine her sorulan soruyu cevapsız bırakan gıcık. Susmak. Sessiz bir isyanın en önemli silahı. Susmak. Konuşan onca kişiye ve laf kirliliğine karşı bir tutum. Susmak. Hukukta ikrarın (kabul etmek) kanıtı. Susmak. Bir hak.

"Organize İşler" filmini seyrettiyseniz eğer , Erdal Tosun'un oynadığı suskun karakterin bir repiliğini hatırlarsınız. Kendisine neden bu kadar az konuştuğu sorulduğunda, bir zamanlar çok konuştuğunu ama hiçbir faydasını görmediği için susmayı tercih ettiğini söyler. Güzel , kısa ve çarpıcı bir açıklama.

Öbür taraftan ;

Konuşmak. Tanrının insanlara en büyük hediyelerinde biri. Konuşmak. Gırtlak tellerinin çıkardığı anlamsız seslerimizin beyin vasıtasıyla anlamlı hale çevrilerek anlaşmamızı sağlayan eylem. Konuşmak. Yılanı bile deliğinden çıkartıp savaşı durduran sanat. Konuşmak. En büyük silah. Konuşmak. Zeka göstergesi.

Hemen hemen birçok ama özellikle sol tandanslı gösterilerin sloganıdır " Susma , sustukça sıra sana gelecek " . Susma , konuş. Haksızlığa karşı çık , bunu dillendir , bunu harekete dök. Konuş. Konuş ki derdini anlat , isteklerini söyle , fikirlerini paylaş. Konuş ki bu dünyaya haykıracak birşeyin olsun. Hayvanlar koklaşa koklaşa , insanlar konuşa konuşa. İletişim kur. Konuş.

Gümüş adledilen konuşma için Hz Muhammed (S.A.V) " nefesinizi boş şeyler için tüketmeyin çünkü çok değerli" diye öğütlemiş. Herşeyde olduğu gibi nefesin israfı da hoş görülmemiş dinimizce. Çok konuşmanın hayırdan çok şer getireceğinin farkında , bize lütuf olan nefesin hayırlı şeyler için sarf edilmesi istenmiş.

Evrende herşeyde olduğu gibi bu 2 kavramda zıt fakat bir o kadarda iç içe. Biri olmadan diğeri anlamını yitiriyor. Evrenin o şaşmaz dengesi burada da kendini gösteriyor. İnce bir çizgi üzerinde yürümek gerekiyor. Nerde konuşacağını nerede susmasını bilmek gibi. İşimiz zor. Ama önümüzde örnekler var.

Çevrenize bir bakın. Cahiller , daha tehlikelisi cahil olduğunun farkında olmayanlar ile eğitimli ve kültürlü insanların konuşma ve susma biçimlerini gözlemleyin.

Ülkemde malesef insanlar o kadar çok konuşuyorlarki. Bağıra bağıra. Ellerini kollarını masaya vura vura. Ahkam kese kese. İşkembe - i kübradan sallaya sallaya. Ben susmak istiyorum. Uyak olsun diye söylemiyorum ama kusmakta istiyorum. İçgüdülerim beni oraya itiyor. Bu parodi gibi , ilkokul müsameresi gibi sahnelerden tiksiniyorum artık.

Eğer görünmezlik gibi bir gücüm olsaydı en severek yapacağım iş , cahilliklerini maskelemek için böyle bağıra çağıra ve boş konuşan insanların tam konuşurken ağızlarının ortasına elimin tersiyle "şaaaakkk" diye bir sille yapıştırmak olurdu. Çokda zevkli olurdu.

Ne demek istediğimi anlamak için sadece televizyonunuzu açmanız yeterli. Bir tartışma programı açın , bir kadın programı açın , bir yarışma programı açın. Baştan sona hemde bir başınıza seyrederken utandığınız için kanal değiştirmeden sonuna kadar seyrebiliyorsanız eğer çıkın gidin bu blogdan. Sizden adam felan olmaz. Olsa olsa şöminelik odun olur.

Gelin bir gün ilan edelim. Herkes o gün 1 saat boyunca sussun. Resmi bayram gibi kabul edilsin. Hayat dursun. Efendim ekonomize büyük külfet felan denmesin. Belki insanlar konuşmayı bırakıp düşünmeye başlar da daha ileri gitmemize sebep olur.

0 yorum: