Aklıma Takıldı !

"Aaaavaaantajın varsa , Avantajııın var !"
Allahım kaç gündür bu reklam sloganı aklımda dönüp duruyor. Her duyuşumda beynime girip uzun bir süre çıkmak bilmiyor. Olur olmadık yerde bunu söylerken buluyorum kendimi. Bir reklam sloganı bu kadar güçlü olabilir mi ? Evet olur. İşte kendimden kanıtları.
Genç okuyucular belki hatırlamazlar ama "Parizyen Çorapları" nın reklam şarkısı halen aklımda. "Müjde müjdee sizeee , parizyendenn müjdeee sizeee". Peki ya "Kartopu" yünlerinin reklam şarkısına ne demeli. " Şşşş , Şşşş gördün mü ? , kartopu alıp ördün mü ?" Deterjan var bide. " Mintaxla canım , mintaxla " yada " Size ALO diyoruuummmm"
Ama eskilerden tüylerimi diken diken eden tek bir reklam vardır. İlkokul zamanlarıdır , yaz tatili bitmek üzeredir ve radyoda durmadan şu reklam çalınır: " Okul ön lük le rin de Balinlerizzz! Vak Vak Vak" Halen duyduğumda ertesi gün okul başlıyor kabusu çöker üzerime 7-8 yaşlarımdaki gibi.
Sloganla akılda kalmanın haricinde , devamlılık öğeside kullanılmıştır zaman zaman. Banka reklamları gibi. Kaan Girgin'i bize tanıtan , oyunculuğa sokan Y.K.B. reklamı değilmidir. Arzum Onan ve Uğur Yücel'in İş Bankası reklamlarını hatırlayın. Dizi gibi genç erkeklerin güzel kızlara aşkını ilan etmesi ni merakla izlemiştik bölüm bölüm.
Görsel olarak etkileyici olanlara bir örnek Sinan Çetin'in "Renault 11 Flash" reklamını hatırlıyorum. Araba , nasılda güzel kızı selamlar gibi ani hareketlerle kafa eğip aynı anda sellektör yapar. O hareketin aynısını yapmaya çalışan kaç genç , el freni çekiliyken kalkma hareketini denemiştirde debriyajı yemiştir.
Bu örnekleri çoğaltmamız mümkün. Eminim sizinde uzak yada yakın geçmişten aklınızda kalan birçok reklam ve sloganı vardır.
Bu reklamcıları küçümsememek gerek. Televizyonlar da saniyesi binlerce dolara yayınlanan bu kısacık görüntülerde , reklamı yapılan ürün yada hizmeti en doğru , en yalın , en çarpıcı ve teşvik edici şekilde anlatmak her babayiğidin harcı değil. Harcanan emek büyük.
Görsel sanatlarda üstad kademesindeki kişiler , sanat manat dinlemeden kiralık katil modunda tüm bilgi , yaratıcılık ve tecrübelerini konuştururlar. İletişim alanında proflar, hocalar doğru yaklaşım için danışmanlık yaparlar. Sayılı müzisyenlere melodiler ısmarlanır. Ürünle örtüşen ünlü simalar cast olarak seçilir. Creatif ekip slogan belirler. Ortaya son derece konsantire bir ürün çıkar.
Peki niçin ? Neden bu kadar harcanan emek ve para? Dizi , haber , film aralarında olurda zaplamak yerine onları izlememiz için mi ? Yazık değil mi ?
Bu kadar romantik olmaya gerek yok tabi. Sonuçta amaçları bir ürünü yada hizmeti allayıp pullayıp bize aldırmak. Rekabette bir adım öne çıkmak. Adlarını duyurmak. Tercih aşamasına geldiğinizde aklınıza girmek. Öyle ya da böyle.
Başarılılarmı , bence evet. Hemde çok.
"Demolition Man" filmini hatırlayın. Dondurulup yıllar sonra çözülen polis memuru Sylvester Stallone, geçmişten gelen azılı suçlu Wesley Snipes'ı yakalamaya çalışır. Gelecekte kurulan yeni kusursuz toplum modelinde ise eskilerden bir tek reklam müziklerine izin verilir.
Gerçi bu konularda ahkam kesecek bir birikimim ya da eğitimim yok. Sadece izleyiciyim. Ama yorumlarken işin uzmanı ve hoca "Ali Atıf Bir" den daha dürüst olacağım kesin. Büyük bütçeli dev şirketlerin reklamlarını , belki ekmek gelir kaygısıyla sert eleştirmekten korkmam.
Bana eleştirilerimden dolayı "Krsital Elma" ödülüde vermezler. Camdan bir Hıyar hediye ederler ancak. Bende bir tüketici olarak o ödülü kime iade ederim bilemeyeğim artık.
"Aaaavaaantajın varsa , Avantajııın var !"
Buldum ! Aklımda kalmasının dilime dolanmasının esas sebebi "Göksel"in harika yorumlaması. Keşke O da bu yazıyı okusa.......

0 yorum:
Yorum Gönder