Uzun Zamandır Bekleyen Yazı
Gecenin bir köründe ( 00:36 GMT+2 ) oturmuş Cnbc-e kanalında dünyanın en hızlı ingilizce konuştuğunu sandığım anne ve kızın hikayesini anlatan "Gilmore Girls" dizisini seyrediyordum ki, aklıma Raupe geldi. Gilmore Girls le nasıl bir bağdaştırma kurdum bilmiyorum ama uzun zamandır onun hakkında birşey yazmadığımı fark ettim.
Kimi zaman klavyeyi parçalayacak kadar beni sinirlendirmeyi başarmış olsa da , genellikle bana monitör başında kahkaha attıran ( iş yerinde delirdiğimi düşündüler birkaç kez ) , eşsiz sohbetiyle bu nevi şahsına münhasır kişiliği anlatmam gerektiğini düşündüm. Çok değerli bir dost çünkü. Onun buradaki yazılarını özledim doğrusu. Çünkü bu yazılar bana hep konuyla bağlantılı yazılar yazabilme adına bana ilham vermiştir.
Şimdi Gilmore Girls dizisinin etkisini anladım. Evreka !!! Aramızdaki diyalogların , aslında dünya üzerinde var olmayacak derecede iyi arkadaş olmayı başarabilmiş bu anne kızın diyalogları kadar, konudan tümüyle kopmadan ama hep çağrışım sıçrayışlarıyla ve hiç sıkıcılaşmadan devam eden akışkanlığından kaynaklanıyor olması. (Böyle uzun cümle olur mu yahu ) Tabi ki en önemlisi ikimizinde geveze oluşu ve konuşmayı çok sevmemiz.
Ama esas geçenlerde komik bir şey oldu. Benden helallik istedi. Fi tarihinde , "Avrupa Yakasını" benden sonra seyrettiğini ve ona seyretmeden önce anlatılmasından nefret ettiğini bildiğim halde dayanamayıp 1 cümle ile "şu sahne çok komik" diye bahsettiğim için bana çemkirmişti. Unutmamış :)
İşte dostluk budur. Hoyrat olmamaktır. Önem vermektir. Hassas olmaktır. İncelik ve anlayış göstermekten hiç bıkmamaktır.
Senin gibi bir dostum ve iyi bir blog yazarı ortağım olduğu için çok şanslıyım Raupe. Iskaladığım doğum günün içinse senden özür dilerim. İyiki varsın.
Kimi zaman klavyeyi parçalayacak kadar beni sinirlendirmeyi başarmış olsa da , genellikle bana monitör başında kahkaha attıran ( iş yerinde delirdiğimi düşündüler birkaç kez ) , eşsiz sohbetiyle bu nevi şahsına münhasır kişiliği anlatmam gerektiğini düşündüm. Çok değerli bir dost çünkü. Onun buradaki yazılarını özledim doğrusu. Çünkü bu yazılar bana hep konuyla bağlantılı yazılar yazabilme adına bana ilham vermiştir.
Şimdi Gilmore Girls dizisinin etkisini anladım. Evreka !!! Aramızdaki diyalogların , aslında dünya üzerinde var olmayacak derecede iyi arkadaş olmayı başarabilmiş bu anne kızın diyalogları kadar, konudan tümüyle kopmadan ama hep çağrışım sıçrayışlarıyla ve hiç sıkıcılaşmadan devam eden akışkanlığından kaynaklanıyor olması. (Böyle uzun cümle olur mu yahu ) Tabi ki en önemlisi ikimizinde geveze oluşu ve konuşmayı çok sevmemiz.
Ama esas geçenlerde komik bir şey oldu. Benden helallik istedi. Fi tarihinde , "Avrupa Yakasını" benden sonra seyrettiğini ve ona seyretmeden önce anlatılmasından nefret ettiğini bildiğim halde dayanamayıp 1 cümle ile "şu sahne çok komik" diye bahsettiğim için bana çemkirmişti. Unutmamış :)
İşte dostluk budur. Hoyrat olmamaktır. Önem vermektir. Hassas olmaktır. İncelik ve anlayış göstermekten hiç bıkmamaktır.
Senin gibi bir dostum ve iyi bir blog yazarı ortağım olduğu için çok şanslıyım Raupe. Iskaladığım doğum günün içinse senden özür dilerim. İyiki varsın.


2 yorum:
Biraz gec olacak, bu nedenle özür dilerim sevgili dost... Hakkimda yazdigin yazi beni onore etti, ne diyeyim. Aslinda bu yorumu bu kadar geciktirmemin nedeni, ayni sekilde bir karsilik vermek düsüncesi ve bu düsüncenin elde olmayan nedenlerle (zaman, vb.) ertelenmesiydi. Özrümün kabahatimden büyük oldu sanirim. Hay Allah!
Konuya gelirsek, senin gibi akilli, efendi, kültürlü, dogru düzgün bir insan tarafindan dost olarak görülmenin yaninda tursu iyi gider... dermisim! Saka bir yana, cok tesekkür ederim, iyi ki sen de varsin. Bloguna yazi yazmak konusundaki sözümü tutacagima emin olabilirsin. Tüm dileklerin gerceklessin...
Akıllı ,efendi,kültürlü,doğru düzgün sıfatlarının yanına karizmatik,yakışıklı,misafirperver,muskişinas,hatırnaz ve vaka-i vakvakiye, şirket-i hayriye gibi bilimum eski türkçe güzel sıfatları eklemeni beklerdim lakin sen turşu ile bağlamışsın cümleni. Kornişon turşusunu hem isminden ötürü hemde lezzetinden dolayı severim ben. Tirbişon gibi. Şarabıda severim.
"Beni övmeyin fikirlerime önem verin" demediğin için teşekkürler ayrıca :)
Yeni yazılarını yazacağını sanmıyorum kısa sürede ama ( ters motivasyon derler buna. Nihahaha ) Hatta sen yazamazsın yahu , sen kim yazmak kim. Okumayı söktüğünde sana kurdela takmadıkları için girdiğin bir sendrom bu. -Kurdelous kompleksi-
Ciddiyete davet ettim kendimi. Bekliyorum yazılarını. Haydin..
Yorum Gönder