tag:blogger.com,1999:blog-35964183.post-10792510047312117722007-10-11T20:48:00.000+03:002007-10-11T21:56:52.344+03:00"O"<a href="http://bp2.blogger.com/_OJc-rc3aSpk/Rw5xMsqcsvI/AAAAAAAAAYA/UBHEqAEtxrI/s1600-h/msn1.JPG"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5120154289328403186" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp2.blogger.com/_OJc-rc3aSpk/Rw5xMsqcsvI/AAAAAAAAAYA/UBHEqAEtxrI/s320/msn1.JPG" border="0" /></a><br /><div>Bir sözüyle dünyayı değiştirebilirdi.Küresel ısınma , açlık , savaşlar, soykırım ,terör , hayat pahalılığı , geçim sıkıntısı , depreseyonlar vb. tüm herşeyi birden yeryüzünden silip tam bir huzur getirebilir , herşeyi ve herkesi , lanet olası tüm gerçeklikleri ve farkındalığın acısını dindirebilirdi belli bir zaman için. Sahip olduğu gücün ya farkında değildi yada farkında olup yapmak istememişti. Söylemedi. Ne bir kelime ne de bir söz.</div><br /><div></div><br /><div>Beklenilen söz aslında bir uyuşturucu gibiydi. Duyulduğu zaman insanı kendinden geçirip , bulutların üzerinde uçmasını sağlayan , dünyanın tepesinde hissettiren sihirli bir sözdü. Tehlikeli yanı ise bağımlılık yapmasıydı. Bir kere alıştımı insan hep duymak isteyeceği türdendi ve bağımlısı haline geldiğinizde eskisi kadar uzun zaman sürmeyecek etkisinde sadece acı dindirebilir , daha azına asla razı olmazdınız. Biliyordu değerini. Etrafa saçmak gibi bir niyetide yoktu. Kendinde sakladıkları arasında duruyordu.</div><br /><div></div><br /><div>Aşılması zor duvarların arkasında erişilmesi zor hazineden biriydi. Kıymetliydi.</div><br /><div></div><br /><div>Beklendiğinden habersiz ve sözleşilmemiş diyalogların spontaneliğinde , cümleleri 2 kişi kurar ve senaryo gibi yazamazsınız, istediğiniz gibi şekillendiremezsiniz.Fizikteki etki tepki yasaları geçersizdir burada. 2+ 2 =4 yapmaz. Korkular devreye girer , yaşanmışlıklar tüm lanet olası bizi biz yapan acılar , coşkular, alışkanlıklar. </div><br /><div></div><br /><div>Beklenilen , beklenti. İşte en kusurlu yönümüz. Olanı var olduğu gibi kabul edip , olması istediğine çevirecek güç ve olgunluk varken serzenişler nedendir acaba ? Şikayet etmek bir yetişkine uygun şey değildir hem. Hayalciliğin en kötü yanı bu sanırım. Kafanda mükemmeli kurgulayıp ona ulaşmayı bir an evvel isteyip , sabırsızca davranıp sonra bir çuval inciri mahvetmek. İşte yapılmaması gereken bir hatadır bu.</div><br /><div></div><br /><div>Randevulaşılmış diyaloglardan vazgeçmek.İçten gelen bir söz. Mutluluk. "Seni Seviyorum" demek</div>Angelushttp://www.blogger.com/profile/07798204087445087174noreply@blogger.com