tag:blogger.com,1999:blog-35964183.post-47088359449263788132007-09-05T15:44:00.000+03:002007-09-06T17:17:31.484+03:00Zaman<a href="http://bp1.blogger.com/_OJc-rc3aSpk/RuAKIrldtyI/AAAAAAAAAVM/cK_f1DeQCsU/s1600-h/New__MG_2641.jpg"><img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5107093121693234978" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://bp1.blogger.com/_OJc-rc3aSpk/RuAKIrldtyI/AAAAAAAAAVM/cK_f1DeQCsU/s320/New__MG_2641.jpg" border="0" /></a><br /><div>Trende bir ben vardım sanki. Dışarda akıp giden görüntünün yarattığı ilizyona dalıp, hiçbirşeye dikkat etmeden , kafamda düşünceler , anlamsız bakışlarla seyrediyordum etrafı. Kulağımda radyodan tıngırdanan müzik , midemde yanma , olacakları bilerek gidiyorum menzile. Her bir durak yaklaştırıyordu beni O'na ve şüpheli geleceğe ve umutsuzluğa.</div><br /><div></div><div>Bir ben vardım sanki sokakta yürürken. Tren Garında bir koşuşturma. Geç kalmış Eskişehir öğrenci tayfasının hızlı adımları , anonslar , acı tren kornası. Hiçbiri umrumda değildi. Adımlarım kısa ama sık hedefe doğru yürüyordum. Nemli havaya eklenen telaş; sırtımda bir ter damlasının yol alışı. Havada ağır mı ağır.</div><div></div><br /><div>Kadıköye meydana doğru bir kortej. Gösteri varmış gerildim yine. Sloganlar , bayraklar , pankartlar, dövizler. Eşitlik söylemleri , alkışlı protestolar. Az ileride polis , yüzlerinde maskeler, ellerinde coplar hazır bekliyorlardı. Yanına varmak için dua etmeye başladım. Ezilmiş kaburgalarımın sızısı ben burdayım diyordu. Yenisine katlanamazdım.<br /><br />Aslında bedenimdeki sızı , yüreğimdekini bastırmıyordu bile. İçimden birşey beni sanki mengene gibi kavramış sıkıyordu. Aldığım nefes yetmiyordu . O'nu uzaktan gördüğümde elimi yukarı kaldırıp kendimi gösterme çabası. Kalabalığı yararak ilerledim. En sonunda yanına geldiğimde ....... </div><div><br /></div><div>Sonrası yok bende. Geçen birkaç saatlik sürede neler olduğunu hatırlamak bile istemiyorum bazen. Hüzünlü diyaloglar , zoraki anlayışlar. Oflamalar. Bilmiyorum ne olduğunu . Büyük bir kazadan , kılpayı kurtulmuşluğun şokundayım halen. Tek bildiğim yitirilip gitmemesi gereken benim için çok öenmli bir şeyin mücadelesini vermiş olduğum. Ve bugün....</div><div></div><br /><div>15 güne az kaldı. Bu nasıl bir termindir bende bilmiyorum. Adı konulmuş bir deneme süresi. Geleceğe duyulan şüphenin şakayla karışık realitesi. Ben kendimi biliyorum ama. Hiç böyle olmamıştım uzun zamandır. Hiç böyle hissetmemiştim. Hiç böyle ......</div><div></div><br /><div>Bu benzersizlik sürer gider ve bitmez. Bittiği yerde aşk biter. Ne 15 gün ne 15 ay ne 15 sene ne de bir ömür yeter bitmesine. </div>Angelushttp://www.blogger.com/profile/07798204087445087174noreply@blogger.com